Internet of Things (IOT) kısaca Nesnelerin İnterneti olarak tabir edilen yeni bir gelecek dünyası. Bilişim Hareketi olarak teknolojinin ne kadar hızlı bir şekilde geliştiğine hep dikkat çektik. Saniyeler içerisinde bildiğimiz bir şey farklı bir anlama, biçime dönüşebiliyor. Teknoloji sadece gündelik hayatımız da belli başlı alanlarda gelişmiyor neredeyse her yerde teknolojinin geliştiğini ve her şey de teknolojinin bir dokunuşu olduğunu görebilirsiniz.
Gelecek bu üç harflik kavramın üzerinde inşa ediliyor. IOT, İngilizceden Türkçeye çevirdiğimiz zaman Şeylerin İnterneti olarak çevriliyor ve baktığınızda çok anlamsız gelebilir ama aslında bir o kadar da anlamlı. Herhangi bir çerçevesi yok, spesifik bir alanı işaret etmiyor hemen hemen hayatımızda ki a’dan z’ye her şeyi kapsayan bir kelimedir. Biz daha iyi anlaşılabilmesi için bunu nesnelerin interneti olarak kullanıyoruz.
Bu kavram geçtiğimiz son üç yılda çok ön plana çıkmaya başladı ancak geçmişi çok uzun diyebiliriz. Bu kavram ilk 1999 yılında Kevin Ashton tarafından bir şirket için hazırladığı sunumda bu kavramı kullanmış ve İnternet dünyasına nur topu gibi yeni bir tartışma konusu ve kavramını sokmuş oldu.